samatya gene ince bir ayrıntıyı yakaladı...
Kalitesizlikten kast edilen pis, pahalı, küçük porsiyonlu esnaf lokantasının biraz üstü genelde kebabcı olarak karşımıza çıkan mekanlardır. Kalın kapkalın insanlar tarafından işletilen bu mekanların hedef müşterisi çiftler (kendi tabirleriyle aileler kadın ve erkek ancak bir aile şeklinde birlikte olabilir onların sığ beyinlerinde) ve kalabalık gruplardır.
Bunun dışında sadece tek bir kişi (ki eğer tek kişi kadınsa yine aşağıda geçenlere mağruz kalmayacaktır) gurmeliğe özenip yanık yanık kokulu, kırıntı dolu masalı bir kebabcıya giderseniz, önlüğü beyazdan açık griye tevdi etmiş garson Abi sizi şöyle alalım! söylemiyle sizi mekandaki en ayaküstü, havasız, tuvalete en .yakın yere oturmaya çalışacaktır.
Eğer kafanıza göre müşteri hakkı çercevesinde cam kenarına oturduysanız mekan bombaş dahi olsa garson sizi kötü bir yere oturtacaktır.:Çünkü mekandaki güzel yerler çiftlere ya da gruplara mahsusdur.
Tartışmaya girmeniz halinde o mide haşlatıcı urfanızı ya da buz gibi servis edilen iskenderinizi personelin köpekçe bakışları altında yemek zorunda kalabilirsiniz.
Bir sene sonra aynı mekana gidin yerinde başka bir lokanta ya da tuhafiyeci vs. olduğunu göreceksiniz. İşletmeciliği değil insan olmayı dahi beceremeyenler kaybetmenin onurunu hep yaşayacaklardır.
Düzgün tabir edilebilecek mekanlara da tek başınıza gittiğinizde sadece surat yapıp hoşgeldiniz demezler, siz yine de en iyi yere oturun çünkü siz müşterisiniz.
samatya