peçeteye reçete yazan doktor çaylaklık durumunu inceledi ve derin siyasi tahliller yaptı...
uzun süre oldu burada yazmayalı. polemik bitti, refaha ve huzura erdik derken uludağ sözlükteki çaylaklık furyası yedi bitirdi bizi. birçok sözlük yazarı kendini farklı sebeplerle çaylak bulurken gerçekten hiç hak etmeyen yazarların da çaylaklığın faydalalarından nasiplenmesi manidar olsa gerek..
bugün burada polemiğin kralını yapmak ve uludağ sözlükteki manevi havayı bozmayıp, 4460 siyasal bilgiler mezunu yazarın gıdısına dokunmadan ortalığı karıştırmak için yazıyorum..
daha evvel yine bu sitede yazdığım şehit haberlerine eksi oy basanlar var başlığında birgün bu adamları deşifre edeceğimi söylemiştim..
işte o gün bugündür.. çünkü gördük ki hepsi de klavye delikanlısı.. karşına çıkıp yüzleşmek yerine, sinsice gammazlamayı ya da moderasyona gidip abieeee bana vurdueeee diye ağlamayı tercih ediyorlar..
çaylaklıktan 30 gün olarak bende nasibimi aldım.. evet ilk başta moderasyon kaç gün çaylak olduğumu bile söylemedi.. ama yine de daha sonraki çabalarımda bu süreyi bana bildiren oyuncakbulut a teşekkür ederim..
hepsi birer gizemli yazar olsa da işlerini yaptıkları ortada.. do not disturb havasındalar, velhasıl ne diyelim nihayetinde öyle ya da böyle moderasyon olmanın getirdikleri bunlar..
her neyse...
pkk gibi bir terör örgütünün arkasından nemalanmaya çalışan ve onlara ayı dediğim için maalesef diyonsos adlı yazar tarafından provokatör ilan edilmiş olmam çirkin bir olay tabi..
akabinde pkk mağarasındaki yazı isimli entry i arka arkaya eksi oylayan 8-9 yazar.. bunların kimliği belli değil..
1 kişi seri eksi oy veriyor olamaz zira artık bu sistem kaldırıldı..
çünkü artık seri eksi oy veren tek bir ibne değil ! birsürü ibne..
ve bu ibneler mazlum, ezilmiş, itilmiş, kakılmış ayağına yatarak parsayı toplamaya çalışıyorlar.. tabi diyonsos bu ibnelerin dışında.. yanlış anlamaya lüzum yok, çünkü cesurca kendini belli etti..
kendisine buradan direkt pkk lı sıfatını yakıştırmak cahilce olur.. amma velakin, pkk terör örgütüne ayı gibi bir sıfat yakıştırdıktan sonra neyine güvenip bana provokatör dedi onu bilemem..
fakat şöyle bir gerçek var ki; bir insanın canı cebren ve hile ile yakılmaya çalışılırsa muhakkak bunun bir karşılığı vardır..
ben demokratik hakkımı arıyorum, halkların kardeşliğinden yanayım diyenlerin kardeşliği tamamen duygusal olup hiçbir şekilde samimiyet içermemektedir...
gerçekten kürt olduklarını samimiyetle söyleyen ve bu vatanın bölünmez bütünlüğünden yana olanların baş üstünde yerleri var...
ama gözünü seveyim demokratik hakkımı arıyorum masalına en azından sözlükte sığınmasınlar...
delikanlı gibi doğuyu kürdistan, tunceli yi dersim olarak görüyorum desinler..
ve işte diyonsos günlerdir büyü de gel sıfatını bana layık görerek kendince hava yapmaya çalıştı...
ama lastik patladı çiviyi soktum.. tamir etmen için anıtkabir e arkana bakmadan günlerce koşman gerek..
kendini yaşça büyük görmesi tarafımdan sallanmasa da boyunun mu önemli, yoksa işlevinin mi önemli olduğu yakında ortaya çıkacak...
kendisine hiç sataşmadığım halde diyonsos un böyle çirkefçe yaklaşımını anlamlandırmak çok güç.. belki de büyü de gel diyerek artistlik yapmaya çalışmasından da kaynaklanmış olabilir...
her ormanı sessiz ve sakin zannetme, belki de kuytularında bir kaplan yatıyordur...
işte görüp görebileceğin rahmet ! sakın bu fırsatı kullanmamazlık etme !!